Sosyal Medya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sosyal Medya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Mayıs 2013 Pazar

Sosyal Medyanın Markalara Sağladığı Fayda


Sosyal medya, kişilerin iletişim kurabildiği, içerik üretip yayınlayabildiği, fikirlerini rahatça ifade edebildiği, şeffaf ve çift yönlü bir iletişim aracıdır.

        Sosyal medyanın yaygınlaşması, beraberinde birçok yenilik ve kolaylığı da getirdi. Markalar sosyal medya sayesinde tüketicilerle etkileşim halinde olabiliyor, kampanyalarını daha hızlı bir şekilde ve istedikleri kişilere ulaştırabiliyorlar. Olumsuz yorumlara anında müdahale edebiliyorlar ve tüketici markadan ne istiyor ya da ne istemiyor, hangi reklamı / kampanyayı sevdi ya da sevmedi, ürünle ilgili problem mi var ya da çok mu memnun kaldı; bunların hepsinden çok kısa sürede haberdar olabiliyor.

4 Mart 2013 Pazartesi

Geleneksel Medya Öldü mü?


Çoğu kaynakta geleneksel medyanın öldüğünü okuyoruz, fikir liderleri artık geleneksel medyanın tüketiciyi eskisi kadar çok yakalayamadığını, sosyal medyanın gelenekselin önüne geçtiğini söylüyor.

Televizyonla büyüyen bir nesiliz. Sabahları daha anne-babamız bile kalkmadan kumandayı kapıp çizgi film izlerdik. Gençlik dizilerimizi keza oturur saatlerce izler, tuvalete gitmek için reklam aralarını beklerdik. 90’ların sonunda ICQ, daha sonra MSN’le tanıştık. O günden beri de internet hayatımızın vazgeçilmezi oldu. Aradan birçok platform, arkadaşlık sitesi, portallar geldi geçti ama bizim en favorimiz facebook ve twitter oldu. 

Sabah uyanır uyanmaz çizgi film izleyen neslin çocukları olarak şimdilerde kumanda yerine klavyeyi, akıllı telefonu veya tabletleri kapıp online oluyoruz. Gündemi ve arkadaşlarımızı bu platformlar sayesinde takip ediyoruz. Arada bir de aklımıza gelen insanları öldürüyoruz.

31 Ocak 2013 Perşembe

360 Derece Pazarlama İletişimi


Son birkaç yıldır adını sık sık duyuyoruz. Bazı kaynaklarda 360 derece pazarlama, 360 derece iletişim ve entegre pazarlama iletişimi olarak geçmektedir.  Peki nedir bu 360 derece? Herkesin aşina olduğu, markaların ve iletişim ajanslarının yıllardır uyguladığı “Bütünleşik Pazarlama İletişimi”nden başka bir şey değil.

Bütünleşik pazarlama iletişimini kısaca şu şekilde tanımlayabiliriz: Reklam, halkla ilişkiler, promosyon,  doğrudan pazarlama, araştırma ve ölçümleme materyallerinin birlikte ve uyum içinde yönetilerek, stratejik plan dahilinde aynı amaç için yapılan çift yönlü ve uzun süreli tanıtım faaliyetleridir.
Bütünleşik pazarlama iletişiminin ortaya çıkış nedenlerini şu şekilde sıralayabiliriz:

7 Ocak 2013 Pazartesi

McDonald's Burger Photo Shoot

Behind the scene with McDonald's kampanyası, 2012'nin en iyi kampanyalarından seçilmiş.


20 Kasım 2012 Salı

Sosyal Medyada Olabilmek

Sosyal medyanın yaygınlaşması beraberinde bir çok yenilik ve kolaylık getirdi. Markalar sosyal medya sayesinde tüketicilerle etkileşim halinde olabiliyor, kampanyalarını daha hızlı bir şekilde ve istedikleri kişilere ulaştırabiliyorlar, olumsuz yorumlara anında müdahale edebiliyorlar, tüketici markadan ne istiyor yada ne istemiyor, hangi reklamı / kampanyayı sevdi yada sevmedi, ürünle ilgili problem mi var yada çok mu memnun kaldı, bunların hepsinden çok kısa sürede haberdar olabiliyor.

Her şey pamuk şekeri tadında giderken markalar bir yerlerde tökezliyorlar. Maalesef çoğu marka sosyal medyada neden var olduğunu henüz kavrayabilmiş değil. Gelmiş oraya açmış bir hesap, ne paylaşım var, ne tüketici sorularına cevap. Tüketici orada kendi kendine konuşmuş, kızmış sinirlenmiş, bizim markanın umrunda değil. Madem hiçbir paylaşımda bulunmayacaksın, ne diye açarsın o facebook hesabını. Bir de bunların keyfi gelince cevap veren türleri var. Bir kaç soruya cevap vermiş, sonra çay molasına mı çıkmış, yemek saati miymiş neymiş, bir daha cevap yok. Haftasonu soru sorarsın, mention atarsın, tık yok. Dijital dünya kimsenin keyfini beklemez. Bak Turkcell bir Neşet Ertaş krizi yaşadı, gecenin bir vakti anında özür mesajı geldi. Sosyal medyada olacaksan ya tam anlamıyla tüketicinle etkileşim halinde olacaksın ya da hiç olma daha iyi. 

Bir de üslup meselesi var tabii. Saygıdan ödün vermeyeceğim diye mekanik bir dille konuşmak çok itici oluyor. Her şeye evet efendim sepet efendim, her cümlenin sonuna lütfen, rica ederiz, teşekkür ederiz gibi sözcükler koymak sempati yaratmaz aksine antipati yaratır. Samimi olacağız diye de laubali olmamak lazım. Bu ikisi arasında çok ince bir çizgi var. Bilgisayar karşısında olmanın verdiği bir rahatlıkla, 'sosyal medya uzmanı' diye oraya oturttukları kişiler arkadaşlarıyla konuştuklarını zannedip, tüketiciye 'sen' diye hitap etmek gibi bir hataya düşüyorlar. Pardon? Tanışıyor muyduk? İnanılmaz itici bir davranış. Hele ki, o anda tüketici ürünle yada markayla ilgili olumsuz bir deneyim yaşamışsa ve sinirliyse! Bu durumda tüketicinin ne ile ilgili iletişime geçtiği tespit edilip ona göre bir üslup kullanılmalı. Ürünü almıştır, çok memnundur, havalara uçuyordur ve bunu da markayla twitterdan mention atarak paylaşmak istemiştir, o zaman üslup biraz daha samimi (ama yine de saygı çerçevesinde) olabilir. Ama tam tersi bir durum yaşanıyorsa daha özenli davranılmalı.

19 Ekim 2012 Cuma

Twitter'a Bi Halley Oluyo




Ülker Halley'in hashtagi güzel olmuş. #TwitteraBiHalleyOluyo hashtagiyle attığınız twitler ters dönüyor.


                Twitter'a Bi Halley Oluyo!


9 Ekim 2012 Salı

Smart Camera vs. Smart Phone

Samsung yeni çıkardığı Smart Camera serisiyle akıllı telefonlara rakip olacağa benziyor. Telefon yerine kamerayla fotoğraf çekmeyi tercih edenler için güzel bir ürün. Çek, paylaş.



4 Ekim 2012 Perşembe

Facebook'un ilk reklam filmi

Facebook kullanıcı sayısının 1 milyara ulaşması sebebiyle ilk reklam filmini yayınladı. Sandalyeye hiç bu gözle bakmamıştım.


3 Ekim 2012 Çarşamba

Kovulmak bazen iyidir



Evet kovulmak bazen gerçekten iyidir, insana çok şey öğretir. Önemli olan hatalardan ders çıkarmak. Facebook'ta Ürün Direktörü olarak çalışan Naoh Kagan'ın kovulma hikayesi de buna en iyi örnek sanırım. 

Buyrun okuyun: http://sosyalmedya.co/facebooktan-kovulan-yonetici/

1 Ekim 2012 Pazartesi

Güvenli (mi) internet


Evde olduğum cumartesi geceleri TRT Haber'de Serdar Kuzuloğlu'nun Sosyal Medya programını izliyorum. Bu hafta Okan Bayülgen'i konuk etmişti. Süper isabetli bir karardı. 15 dk öncesinden oturdum tv karşısına beklemeye başladım. Tabii ki de inanılmaz keyifli bir program oldu. Okan'ın zekasına her zaman hayran kalmışımdır. 


Bu hafta video arasında paylaştıkları bir video hoşuma gitti. İnsanların beynini okuyabildiğini iddia eden bir adam, karşısına oturan insanlar hakkında bazı bilgiler söylüyor. Adamın her söylediği karşısında hayrete düşüyorlar. Hatta videoyu izlerken ben de harbiden biliyor mu ya diye düşündüm. Sonra aniden bir perde iniyor ve aslında perdenin arkasında 3-4 kişinin bilgisayarlardan internet aracılığıyla orada oturan kişinin bilgilerine ulaştıkları görülüyor. Videoyu izlerken ben de oradaki insanlar gibi aynı tepkiyi verdim. İnternete girdiğimiz her bilginin bir gün aleyhimize kullanılabileceğini gösteren güzel bir video.

Ben de bir zamanlar aynı hatayı yaptım. Facebooka bütün bilgilerimi yazardım, gittiğim ülkelere kadar. Çekilen fotoğraflarımı dakikasında facebookta paylaşırdım. Bilgilerimin bir kısmını ve fotoğraflarımın büyük bir kısmını sildim. Tabii asıl can sıkıcı olan, facebookun aslında yazdığımız her bilgiyi kendi data baseinde saklıyor olması, yani biz yazdığımız bilgileri silsek bile facebook silmiyor, saklı tutuyor.

Buyrun bu da medyum amcamızın videosu.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...